Bir tür kemik hastalığı olan osteoporoz, doğru beslenme ve sporla aşılabilecek hastalıklardan biridir.

Osteoporoz nedir?

Osteoporoz, kalsiyum kaybına bağlı olarak kemik yoğunluğunun azalmasına yani kemik erimesi hastalığına verilen addır. Kemik dokusunda yoğunluk kaybı da yaşlılığın doğal belirtileri arasındadır. Burada önemli olan osteoporozun ne ölçüde ortaya çıktığı, yani derecesidir. İleri osteoporozda kemikler o kadar zayıflar ki vücudun ağırlığını taşıyamaz ve çatlayabilir. Tüm osteoporoz türleri diyet ve egzersizle kontrol edilemez. Osteoporoz tipini, bu hastalığa yakalanma tipine göre ayırt edebiliriz. Çeşitli hastalıkların neden olduğu osteoporoz vakaları vardır.

Ne Tür Kemik Rezorpsiyonu Önlenebilir?

Önlem alınabilir dediğimiz kemik erimesi türü menopoz dönemine girmiş kadınlarda görülmektedir. Menopozla birlikte, kalsiyumun vücuttan atılmasını engelleyen östrojen hormonu seviyelerinde bir azalma olur. Böylece gerekli kalsiyumdan yoksun kemikler erimeye başlar. Erkeklerin kemik yoğunluğu ortalama olarak kadınlarınkinden% 30 daha yüksektir. Erkeklerde osteoporoz kadınlardan daha geç yaşta olur. Başka bir deyişle, osteoporoz olasılığı kadınlar için daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tehdit özellikle yaşlı kadınlarda ciddi boyutlara ulaşır.

osteoklaz

Kadınlarda en sık görülen osteoporoz dönemi menopozdan sonraki ilk birkaç yıldır. Bu yıllar, kalsiyumun çoğunun vücutta kaybolduğu yıllardır. Bunun temel nedeni, menopoza giren bir kadının adet gören bir kadın kadar östrojen üretememesidir. İlerleyen yıllarda kemik yoğunluğundaki azalma daha düşük oranlarda devam etmektedir. Sonuç olarak, kemik yoğunluğu 40 ile 80 yaş arasındaki kadınlarda yarı yarıya azalabilir.

Osteoporoza neden olan en önemli faktörün kalsiyum eksikliği olduğu görülebilmektedir. Öncelikle kemiklerimizin canlı dokular olduğunu belirtelim. Her gün kemiklerimize kalsiyum eklenir veya kemiklerden kaybolur. Vücuda giren kalsiyum kaybolduğundan daha az ise kemiklerimiz zayıflamaya başlar ve yavaş yavaş kemik yoğunluğu azalır.

Kemik Rezorpsiyonu Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

  • Aile Yapısı: Ailede yaşlılarda sık karşılaşılması risk artışı anlamına gelir.
  • Vücut Yapısı: Vücut yapısı ne kadar küçükse risk o kadar yüksektir.
  • Hamilelik: Hamile olmayan kadınlar daha yüksek risk altındadır.
  • Sigara içmek: Riski artırır.
  • Alkol: Riski artırır.
  • Kortizon: Riski artırır.
  • Cinsiyet: Kadınlarda şiddetli osteoporoz gelişme riski erkeklere göre on kat daha fazladır.
  • Menopoz: Erken menopoza giren ve menopozdan önce yumurtalıkları alınan kadınlar daha yüksek risk altındadır.
  • Anti-Konvülsan: Riski artırır.
  • Antasit ilaçlar: İçlerinde alüminyum bulunanlar riski artırır.
  • Hastalık: Hiperparatiroidizm, hipertiroidizm, şeker hastalığı, karaciğer hastalıkları ve sindirim sistemi hastalıkları gibi kalsiyum emilimini engelleyen hastalıklar.
Osteoporoz
Osteoporoz

Kemik yoğunluğunun azalması sağlığımızı nasıl etkiler?

Kemik yoğunluğunun azalması kemiklerin kolayca hasar görmesine ve kırılmasına neden olur. Şiddetli osteoporoz durumunda boy azalır, sırt ağrısı artar, omurgadaki kemiklerde kırık ve çatlaklar olabilir. Öksürmek veya kaldırımda yürümek gibi son derece basit ve sık günlük hareketler bile kemiklere kolayca zarar verebilir. Osteoporoza bağlı küçük bir düşüşte bile kalça kemiği kırığı, özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda sık görülen ve tehlikeli bir durumdur. Bu nedenle kadınların daha sonraki yıllarda düşme konusunda çok dikkatli olmaları gerekir.

Osteoporozun şiddetini azaltmak mümkün olabilir! 

Genç yaşta osteoporoza karşı önlem almak, daha sonraki yaşlarda tedavi etmekten daha kolay ve daha iyidir.
Kemik yoğunluğu 30 yaşına kadar artabilen kadınlar, orta yaşa güçlü kemiklerle girerlerse osteoporoza yakalanma olasılıkları azalır. Gençlerde alınacak önlemler doğru beslenme ve egzersizdir.
Maksimum kemik kütlesi (en yüksek kemik kütlesi) ileri yaşlarda kemik kütlesinin en önemli belirleyicilerindendir. Maksimum kemik kütlesini artırmak, osteoporoz nedeniyle daha az hasar olasılığı anlamına gelir. Bununla birlikte, kalıtsal faktörler kemik kütlesinin ana belirleyicileridir.
Yani kalıtımsal faktörler kemik hacmini% 80 civarında belirlerse beslenme ve spor gibi yaşam tarzı% 20’yi belirler.

Osteoklaz
Osteoklaz

Beslenme

Daha önce de bahsettiğimiz gibi kalsiyum, güçlü kemik yapısı için en önemli besindir. Kadınlar için menopoza kadar günde 800-1000 mg, daha sonra 1200-1700 mg.
Kalsiyum almaları tavsiye edilir. Örneğin, genç bir kadının günde bir bardak süt (yağsız olması koşuluyla), bir kase yoğurt ve bir dilim peynir içmesi sağlıklı bir çözümdür. Bu bakımdan kalsiyum içeren sebze ve meyvelerin günlük diyete dahil edilmesi zorunludur. Menopoz döneminin ilk yıllarında bu miktarların artırılması önemlidir.
Kalsiyumun unutulmaması gereken nokta, emilebilmesi için D vitamini ile birlikte alınması gerektiğidir. Aksi takdirde vücuttan atılacağı için hiçbir faydası olmayacaktır. Ayrıca östrojen hormonu da önemli bir rol oynar. Hormon, kemik dokusunda bir ağ oluşturur.
Kalsiyum bu ağ katmanına yerleşir. Bu nedenle, hormon eksikliği olduğunda tek başına kalsiyum almak yararlı değildir.

Spor

Yürüme, koşma ve tenis gibi kemiklere baskı yapan sporlar kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur. Spor, kemiklerin büyümesini ve mevcut kemik yoğunluğunu arttırmasını sağlar. Bu nedenle spor, özellikle menopozla birlikte gelen osteoporoz riskini azaltmak için iyi bir savunma yöntemi olabilir. Bu bulgular henüz kesinleşmiş olmasa da, çoğu bilimsel çevrede doğrulukları şiddetle savunulmaktadır.